11 Temmuz 2014 Cuma
MUĞLAK BİR ÖMÜR YAŞARKEN
harfler büyür önümden gece el vermez bana
tuzaklara tuz serpilsin kaymasın hiç kimse
en mündemiç yasa : vicdanımızın sesi
öldüremediğimiz gerçekler aşk ve ölüm
saklansın herkes bir midyenin içine
zurafalar uzatsın boynunu hayallere
görsellerden arasın tüm ilimler
kasıklarda kalp ağrısı başlayınca
kuvvet içkilerin mayhoşluğuna dokunur
uzar saçlar sebilin akmadığı dünyaya
bu zaviyeden bakanlar kötü çocuklardır
oysa herkes öpüyor annesinin ellerini
şimdi sen nasıl taramışsın saçlarını
sevgilim kumar oynamayalım aşk üzerine
ben cebimden çakımı çıkarmadan önce
sen gözlerini uykuyla yıkamadan sonra
sonra dedim ya bir daha sorma
muğlak bir ömür yaşarken bizsiz
sana örümcek ağıyla süslü bir gelinlik
algılarımla ellerim arasında titremek
ve en güzel olan yerde minder üzerinde
köşeden seni izliyorum gülümseme
saklandığım yerde şiir bağırır
ürkmenden korkarım kırılgan mercanım
hani her sözümün içinde gözlerin incinirdi
memleket soğuktu ve çay kurulurdu aramıza
şeftali ağaçlarının kokusu pelesenk gibi
kızılın en tatsız sesi öperdi yanaklardan
çocuklar taş fırlatırdı kafamıza
babam çok tuhaf bir adamdı
mitin kadınlarından dayak koparmıştı
kavga küçüldü biz birbirimize kavuşmadık
dedim ya seni gri kazağınla unutamıyorum
hadi şarkı izleyelim dünya zaten dönüyor
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder