30 Temmuz 2014 Çarşamba

ARAMIZDA Kİ EN ADALETLİ REJİMİN ADI

şimdi

Uyandığımda saat öğle vaktini çoktan geçmişti.pineklediğim yatağımdan çıktım. Yüzüme birkaç avuç su çırptıktan sonra aynada kendime baktım; saç sakal birbirine karışmış , yüzüm güneşle olan buluşmasını ertelemiş bundan mütevellit nur gibi parlıyor. Tırnaklarıma baktım sonra iyice uzamış. Sonra başımı kaldırıp aynaya baktım yeniden ve o anda tükürmek geçti içimden... yıllarca annem ve babamın yapmadığı şeyi yaptım kendime çünkü suna’ya yaptığım kötülüğün bedelini kendi yalnızlığımla ödemem yetmiyordu artık...evet .işte şimdi oldu.. tükrüğüm aynanın kirli yüzünde yavaş yavaş aşağıya kayıp yüzümün her yanını yıkıyordu.

Kendimle verdiğim bu saçma savaşa son vermemin vakti gelip geçmişti çoktan...aynaya son bir bakış attıktan sonra  ‘ lan bu tişört’ün rengi  en son giydiğimde  beyazdı . ne ara siyaha döndü ‘kendime verdiğim yalnızlık cezası giyotinden beterdi . yoooo ben bunu hakketmiştim . suna’ya karşı yaptıklarım ortada sonuçta...evet. suna sunam benim yüreği saf meleğim, nerdedir şu an ne yapıyordur acaba.bunları sormaya hiç hakkım yok !

4 yıl önce

“ ya kardeşim o dediğin iş öyle olmuyor işte. Ezberden konuşmak kolay bir de gel bana sor.... Çok zor abi anlayamazsınız hiçbiriniz.....tamam kardeşim bu benim kararım...... Evet haklısınız , ben tam bir yavşağım. Kararlarıma saygı duymayan dostlarım olacaksanız hiç olmayın..... Evet , son sözüm budur “

Telefonu kapattıktan sonra , o sinir harbiyle fırlatıp attı çekyatın üzerine. balkona çıktı, bir sigara yaktı. Beyaz sandalyesine kurulup  “bende bir insanım kardeşim, elbette benim de kendime özel bir hayatım olacak.... Pehhh kime anlatıyorum ki. Dostlarımmış sizin gibi dostlar olmaz olsun....”  bir taraftan bu düşünceleri sesli söylüyor , bir taraftan da sigarasından derin derin nefesler çekiyordu...

51 ay önce

-Sevgilim, hayırdır  ne oldu ?....canını sıkan bişey mi var ?

-yok bişey -ama var bişey belli ki.....nedir  hadi söyle bana
- ben ayrılmamızın gerekli olduğunu düşünüyorum

Bu sözün üzerine cin çarpmışa dönen suna ne diyeceğini, nasıl tepki vereceğini bilememişti.oysa herşey o kadar güzel giderken nerden çıktı şimdi bu ayrılık ‘ ne olmuştu acaba’ diye içinden geçirdi . birkaç dakika kendini topladı ve :

-tamam o zaman biraz ara verelim ...
-yooo hayır suna , ara vermekten değil ayrılmaktan bahsediyorum

Hayatının hiçbir aşamasında gurur duvarını yıkamayan suna . hiçbir şey söylemeden kalktı yerinden ve hemen uzaklaştı  oradan....

Şimdi

“ sevgilim

Öncelikli olarak bu mektubu yazıp yazmama karasızlığı ortasında yazmaya başlıyorum. İşte böyle araf girdaplarına kapılıp, sürekli boğulan hayatımın son sözlerini yazarken de araf kuyusundayım. Çıkaracak kimsem kalmadı senden başka. Şimdi sende yoksun...
Hatırlar mısın elimi ilk tuttuğun gün bana bişey söylemiştin. Suna, ben ismim gibi kimin hayatına girsem devrim yaparım. Yeni baştan başlar o insanın hayatı...özgürlüğü, adaleti, mutluluğu ve huzuru getiririm kendimle beraber. Bütün kaotik düşlerini yıkar;  yeni ve güzel ütopyolar kurarım oraya....en sonunda aşkı yerleştiririm o ütopyanın göğüne ve inan bana; her kaos kalkıp gider ben geldikten sonra...

Bende saf saf hiçbir şey anlamamıştım. Yani diye sormuştum sana

Yani benim yüreği suyla harmanlanmış sevgilim

Yani....aramıza çok adaletli bir rejim getiriyorum bugün

Ben yine anlayamamıştım. Aslına bakarsan hala kendi kendime soruyorum

 “Aramızdaki en adaletli rejimin adı aşk mıydı, ölüm mü  “

Titreyen ellerinin arasından kayıp giden bu mektup, devrimin gözyaşlarıyla yıkandı hergün...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder