Nerde
durduğumu bilmiyorum allahım
Bir yol var
ve ben gidiyorum. Kendimden ayrı bir mahluk olarak.hep bir başka olmaya
gidiyorum. Sorun nedir.... bilmiyorum ama, bir sorun olduğu kesin.
İnsan ne zaman
kendi olmaya çalışmışsa , nedensizliğe bürünmüştür hep. Gerçekten, ya bu hayat
anlamsız yada insan çoktaannn acizliğe bağlanmış.
Sen
gerçekten böyle mi olmamızı istiyorsun ?
İşte bunu
hep tartışıp dururum kafamın içinde.
insan
“eşref-i mahlukat” ise, neden o zaman aciz ?
işte bunu da
tartışıp dururum kendimle
ben
inanmıyorum insanların söylemlerine allahım. Sen insan “eşrefi mahlukat”
dedinse eğer , o zaman muhakkak vardır bir yüceliği insanın. Sana ibadet etmek
yalnızca belli başlı şartlara, kurallara uymak değildir. Tamam namaz kılmak,
zekat vermek vs vs elbette ki elzemdir. Ancak bu üstünde yaşadığımız dünyada
bişeyler yapmak, bişeyler söylemek, bişeyler yazmak, bişeyler okumak...her an
değiştirmek kendimizi ve buna bağlı olarak dünyayı çıkarmak monotonluktan....
geçenlerde
işe gitmek için otobüsü beklediğim durakta , bir çocuk annesinin eteğini öyle
sıkı tutmuştu ki, dedim ki kendi kendime “ lan çocuk haksız değil ki;
annesinden başka , bu hayatta kime güvenebilir ki çocuk yaşta....neyse otobüs
geldi , otobüse bi bindim yaşlı bir amca gözüme ilişti. Amcanın yüzü o kadar
sarkmıştı ki , yerçekimi kanuna inanmamak ihtimal bile görünmüyordu.ama bir
gözüde kördü bu amcanın, bana en çok bu dokundu.. sonra koltuğa oturdum,
kulaklığımı taktım ve kafamı cama yaslayarak düşünmeye başladım...”yaşlılık zor
zanaat, bir araba gibi ne kadar kullanılırsa o kadar eskir gün gün , tıpkı
insan uzuvları gibi ; gün gün eksilen bişeylerin olması ne kadar üzücü . ayrıca
eksilen şeylerin yerine yeni bişeylerin gelmeyişi de kötü. Yani aslında yeni
şeyler gelir ama eskilerin yerine değil, başka boşlukları doldurmaya yarar o
şeyler. Şey de ne tuhaf kelimedir insanın bir telefona süreki muhtaçmış gibi
yaşaması gibi kullanması; eşrefi mahlukatın bir şeye muhtaç olması ne kadar
saçma ama otobüse binmeden önce gözümün önünde çekilen “anne-çocuk” sahnesinde
ki yorumum gayet normaldi çünkü o çocuktu ...işte cevabımı buldum “çünkü onlar çocuktu” ve savaşta ölmeyi
hakkettiler.
Şey ?
Acaba
“albert einstein” hiroşimada ki çocukların ahını nasıl taşıyacak mahşerde ?
Belki de
insanlık adına yapılmış bir çok şey , çocukları öldürüyordur. Mesela telefonun
, pcnin, internetin, arabanın, elektrikli süpürgenin (sesi ) .... gibi icatlar
aslına bakarsan bizi yani, çocukları öldürüyor gün gün. En başta sorduğum
soruya dönüyorum ve aklıma krebs çemberi geliyor; ne kadar mükemmel yaratmışsın
rabbim. İnsanlığı öldüren amerikalı bilim adamları hala çözmeye çalışıyorlardır
... yoksa çoktan iğneği iğneye batırmışlardı.
Nerde
durduğumu bilmiyorum allahım
Belki de herhangi
bişey gibi durduğum yerden sorguluyorum. Bitkiler gibi.
Ve nerde
başladıysak oraya döneceğiz
bu kesin...
Ruhlar
memleketi bekle beni
Hakikat
döndükçe dünyada
Damlalarda
bilir gireceği evi
“ikra” öğretmen hangi okulda ?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder