7 Ağustos 2014 Perşembe

KREBS DÖNGÜSÜ

Nerde durduğumu bilmiyorum allahım

Bir yol var ve ben gidiyorum. Kendimden ayrı bir mahluk olarak.hep bir başka olmaya gidiyorum. Sorun nedir.... bilmiyorum ama, bir sorun olduğu kesin.

İnsan ne zaman kendi olmaya çalışmışsa , nedensizliğe bürünmüştür hep. Gerçekten, ya bu hayat anlamsız yada insan çoktaannn acizliğe bağlanmış.

Sen gerçekten böyle mi olmamızı istiyorsun ?

İşte bunu hep tartışıp dururum kafamın içinde.

insan “eşref-i mahlukat” ise, neden o zaman aciz ?

işte bunu da tartışıp dururum kendimle

ben inanmıyorum insanların söylemlerine allahım. Sen insan “eşrefi mahlukat” dedinse eğer , o zaman muhakkak vardır bir yüceliği insanın. Sana ibadet etmek yalnızca belli başlı şartlara, kurallara uymak değildir. Tamam namaz kılmak, zekat vermek vs vs elbette ki elzemdir. Ancak bu üstünde yaşadığımız dünyada bişeyler yapmak, bişeyler söylemek, bişeyler yazmak, bişeyler okumak...her an değiştirmek kendimizi ve buna bağlı olarak dünyayı çıkarmak monotonluktan....


geçenlerde işe gitmek için otobüsü beklediğim durakta , bir çocuk annesinin eteğini öyle sıkı tutmuştu ki, dedim ki kendi kendime “ lan çocuk haksız değil ki; annesinden başka , bu hayatta kime güvenebilir ki çocuk yaşta....neyse otobüs geldi , otobüse bi bindim yaşlı bir amca gözüme ilişti. Amcanın yüzü o kadar sarkmıştı ki , yerçekimi kanuna inanmamak ihtimal bile görünmüyordu.ama bir gözüde kördü bu amcanın, bana en çok bu dokundu.. sonra koltuğa oturdum, kulaklığımı taktım ve kafamı cama yaslayarak düşünmeye başladım...”yaşlılık zor zanaat, bir araba gibi ne kadar kullanılırsa o kadar eskir gün gün , tıpkı insan uzuvları gibi ; gün gün eksilen bişeylerin olması ne kadar üzücü . ayrıca eksilen şeylerin yerine yeni bişeylerin gelmeyişi de kötü. Yani aslında yeni şeyler gelir ama eskilerin yerine değil, başka boşlukları doldurmaya yarar o şeyler. Şey de ne tuhaf kelimedir insanın bir telefona süreki muhtaçmış gibi yaşaması gibi kullanması; eşrefi mahlukatın bir şeye muhtaç olması ne kadar saçma ama otobüse binmeden önce gözümün önünde çekilen “anne-çocuk” sahnesinde ki yorumum gayet normaldi çünkü o çocuktu ...işte cevabımı buldum  “çünkü onlar çocuktu” ve savaşta ölmeyi hakkettiler. 

Çocuk olmak böyle bir şey

Şey ?

Acaba “albert einstein” hiroşimada ki çocukların ahını nasıl taşıyacak mahşerde ?

Belki de insanlık adına yapılmış bir çok şey , çocukları öldürüyordur. Mesela telefonun , pcnin, internetin, arabanın, elektrikli süpürgenin (sesi ) .... gibi icatlar aslına bakarsan bizi yani, çocukları öldürüyor gün gün. En başta sorduğum soruya dönüyorum ve aklıma krebs çemberi geliyor; ne kadar mükemmel yaratmışsın rabbim. İnsanlığı öldüren amerikalı bilim adamları hala çözmeye çalışıyorlardır ... yoksa çoktan iğneği iğneye batırmışlardı.

Nerde durduğumu bilmiyorum allahım

Belki de herhangi bişey gibi durduğum yerden sorguluyorum. Bitkiler gibi.

Ve nerde başladıysak oraya döneceğiz
bu kesin...

Ruhlar memleketi bekle beni
Hakikat döndükçe dünyada
Damlalarda bilir gireceği evi
“ikra”  öğretmen hangi okulda ? 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder