kederli bir yolculuktur gece
hayat ırmağı sessizce akarken üzerimizden
ve geçerken içimizden sinsice
bir iblisin fısıltısı gibi
kulaklarımızda ki trompetin güçlü depremi
içimize kırık hatlar bırakır
ve hergün
sessiz alfabelerle karalanır
ruhumuzun tahtası
biz sarp kayalıklara dönüşürüz dünyanın ellerinde
günün tedirgin saatleri
bir parmak balın kokusuna
ömrümüzü mengenesiyle sıkıştırır
acılar !!
sürekli değişiyor birike birike
ruhumuzun tahtası
karalanır sevdiklerimizin elleriyle
sessizlik
şiddetini artırır
"gitmek" eyleminin orta yerinde
-umuttur yeni günün mutluluk anahtarı
hayatın sonsuz gülüşü düşer
yarım kalmış anıların üstüne
imgelerle maskeleyerek kendimizi
yürürüz dünya denilen bin şeritli yolda
bir manevrayla kurtuluruz diye
sollamaya çalışırız acılarımızı
oysa
" acılar silinmez" biliriz
"acılar birikir ve yavaş yavaş öldürür"
gecenin tenhalaşmış saatleridir
üstüne üstüne gelir yaşadıkların
anıların zakkumdan bir meyve olup
düşer yüzünün derin yarıklarına
zaman saatlerini uçurur ömrün halkalarından
bir rüyayı okur gibi
uyanırsın şiirin orta yerinde
herşey aynıdır, yol aynı yol
acılar hala dipdiri durur içinde
hayat ırmağı sessizce akar üzerinden
-hissettirmeden
bir tek aynalar
ve mezarlıklar
-ölüm insanın şah damarındadır!!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder