19 Eylül 2013 Perşembe

'GÜLMELERİMİZİN SEBEBİ SENDİN' (CANER)

Cebinden çıkarttığın kelimelerin boynu bükük şimdi,
Adının her harfinde bir hüzün saklı,bir sır perdesi
Nefti bakışlarınla, geceleyin göğün yüzüne açılıverdin
Eşsiz bir yolculuğa tebessümün dokundu 
Rahmet rüzgarlarıyla savruldun aramızdan
gülmelerimizin sebebi sendin
neden gittin

tüm anılarımız geçiyor gözlerimden
tuzlu sularıma dokuna dokuna anımsıyorum seni
mendilsiz kaldım sen gittin gideli
kendimi yarım bir insan gibi hissediyorum
karşımda fotoğrafın duruyor, ağlıyorum
neler yaşadık seninle o kiremitten örülü tabutta
ne kadar da mualifti ruhlarımız 
başka hayatın ,başka zamanın çocuklarıydık 
biz,evet ikimiz yelpaze perdelere tutunurduk
kalın duvarlara gebe dünyada

ağız dolusu gülmelerimiz
                       sebebsiz kahkahalarımız
                                            köşe bucak kaçışımız insanlardan
aslında tüm hayatımıza inat yaşadıklarımız
şimdi gözlerimde bir buğu gibi,sessizliğimiz
yanık türküler mırıldanırdık ,
aşk şarkılarının kesmediği vakitlerde 
o gece yarılarına kadar süren yargısız infazlarımız 
uçsuz bucaksız hayallerimiz ,düşlerimiz
nerde şimdi o ölü kelebekler,gece nöbetleri,
boyalı ucuz içeceklerimiz
parçalanmış gömleklerimiz
yamalı sevinçlerimiz
nerde şimdi okul yolunda harcadığımız ağza alınamayacak küfürlerimiz
oysa ne kadar da kolay savururduk havanın radyasyonla örülü atmosferine
içimizin alabildiği kadar sıkıştırırdık dertlerimizi,parasızlığımızı
herşeye inat sehrazat kahkahalarımız eksik kalmazdı,heryeni güne inat

şimdi seni yazıyorum ha 
sessiz gidişini
ulu orta saçıyorum ha 
rengarenk gülüşünü

kuruyan dallarımızı heryeni günün aydınlığıyla okşardık
heryeni güne umutla başlardık; monoton refleks: beynimizin hükümdarı 
kesin yargılarımız şunlardı: aşk,özlem ,umut ve merhamet
hepsi bir tek ismin içine sığrılabilseydi eğer
senin adına takılıp kalırlardı herbiri farklı ahengiyle
gıcırdadı içim, kırmızı renkten bisikletin düşünce aklıma
'kırmızı bisikletli çoçuk' şiirini yazacaktım sana
kararmış gecelerin ardında
ne çabuk tükeniverdi zaman kıskacı
ne anlamları tükettik, bencil,huysuz bir hayatın kollarında
sımsıkı sarılamadan birbirimize 
yitirdik şimdi ahd yüklü sevdalarımızı,aşklarımızı
zorlu bir maratonun son kulvarında bıraktın vandetta üçlüsünü
kaldık turu sinada bir başımıza 
gittin,
iki dağın arasında,
koklamaya kıyamadığın üç papatyana dokunarak
dokunaklı, umursamaz, hüzün yüklü gülüşünle 
azrailin kanatlarına atlayıp 
ardına bakmadan,çığlık atmadan 
sessizce süzüldün mavi duvarlarla örülü denizin derinliklerine

araba süvarileri,el freni ve dripling
hafızama çaktığın derin yarıklar mahzeni
süslü kelimelerin sanatkarı 
can dediğimiz sensiz günlerin başlangıcı
er gibiyiz şimdi ;hep aynı benzetme sanatı
sakal traşı,absürt hikayeler ve ağız dolusu gülmelerimiz
başladığı yerde duraksadı 
başlayamadan bitti...

külden heceler ,darmadağın imgeler,sözcükler ve yamalı özdeyişler
hayatının özetini tanımlar
bütün geçmişin, çocukluğun ve gençlik baharı
çeyrek asra sığdırdığın 'hayat' sözcüğü
seni anlatmak mümkün mü?
ben yaşadım seni , şükürler olsun 
geldin, güldüm hiç gülemediğim kadar

kısık seslerimiz harman yeline kapıldı
bekliyoruz ,elimizde tütünden yapma kanatlar
ölümler,acı veriyor artık 
ölümler, seni hatırlatıyor

gülüşün hafızamı zorluyor ,yorgun bedenim 
kaldıramıyorum gidişini , apansızım yokluğunda 
bana bir türüt şarkı bıraktın gitmeden önce 
onu dinliyorum her gece
keskin bir bıçak gibi
saplandın yüreğime 
gittin, çekip çıkardılar onu benden 
kanıyorum ,ciğerim sızlıyor 
bakınıyorum etrafıma 
herkes aynı, herşey aynı sanki
gülüyorlar,gülüyorlar bree
ben ağladıkça onlar kahkahalara boğuluyor

pişirilmiş çamurla sıvanan ruh
kirli bir dünya,öcü bir sessizlik
ölümü hatırlatan soğuk yalnızlık
ve yanlızlığı bastırmak için içtiğim sigaralar
her bütünlük, her tutku, her aşk
kendi paydasında payına düşeni sıyırıp aldı
sensiz bir bekleyiş hüküm sürdü
kulaklarımızda ölüm çığlığı 
yaşayamadığın güzelliği hatırlattı

ve bitti
tarih ,yeniden tekerrür etti
solmuş aynaların içine doğru. 

CAN  YİTİK PARAMPARÇA BUGÜN
ERENLERİN AŞKINA, GİTTİN Mİ SEN
YOKSA BU BİR RÜYA MI...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder