baktım onlara uzun uzun ;gözyaşlarım,
ışığımı örttü. Ve ben karanlıktayken
derin kuyu sesleriyle irkildim
ellerim... necis bir tokmağa
sesim... sinsi bir yılana benziyordu
tenimi,dudaklarımı ve dilimi çözemiyordum daha
tenim çözüldü ilkin,sonra dudaklarım
ellerimi dilime değdirdim;ıslandı
kÛfe geldi hatırıma,zulüm ve kan
bebeklerin kundağına boşaldı;bugün ki gibi
irkildim yeniden,hıçkırdı bütün hücrelerim
rüyalar şehrinden rabbime doğru yürüdüm
kümelendi avuçlarımdaki çizgiler
ıtır ıtır soğudu kainat, renk renk
yüzümde denizin çarpıntısı,
ağzımda yüklü bir bulutun gözyaşları
mücevherler topladı ayaklarım,saç teli adedince
rabbime yönelince,dünyamı durdurdum bir müddet
üşümüyordum,titremiyordum ve huzurluydum
kesiliyordu soluğum,sanki ruhum yeniden canlanıyor
umudum rahmet dergahına akıyordu
seccadem alnımla bütünleşiyordu büsbütün
ezberlerim koyulaşıp,perdeler çekiliyordu aramızdan
cesim bir aslan gibi haykırıyordu ruhum
dualarımla titriyordu kainat,tövbelerimle
ey alemlere hayat veren can veren RABBİM !
otağındayım işte affına sığınmaya geldim,rahmetine
tescil senetlerimi yaktım huzurunda
uyku uyumaz gözlerimle kapındayım
rezil rusva oldum fani bir akıntıyla
ummanlaştı dünya, günahlarla örüldü
şemsi ve kameri boşlukta tuttun kudretinle
vay ki halimize göremedik zahiri perdelere bakmaktan
eşsizliğine esbepler yarattın,düşün dedin,oku dedin
-okumadık,düşünemedik-
sustu ışığım zifiri karanlığın içindeyim şimdi
emanet değilim dünyada,emanetçinim
lekeli yıllarımı verdiğin kabzayla ayıkladım
afyonumdan ayıldım,çatladı yerkabuğum, sessizleşti ruhum
mekik gibi dokundular genzime parmak uçlarım,benzersizdi
dün geçmişin rengine büründü,bugün beyazdı çok şükür
ulu bir çınar gibi serpidi nurdan yapma kelimeler
aklımda ALLAH,kalbimde ALLAH,ruhumda ALLAH...
- zerrecikler adedince 'ALLAH' der tüm kainat kendince-




