5 Ekim 2013 Cumartesi

' AK GÜVERCİN '

ellerim kömürleşmiş bir düğmenin üzerinde 
gıcırdayan kapının sesiydi havadaki melodi
birbiri ardına sıralanmış basamaklar merdivende
karşımda şaşkın bir ifade,küfürlerime gülümsüyor

ak bir güvercin kondu penceresiz evlere

iki ayrı ruh bir bedenin içine sığdı
iki dağın arasında çoban sesleri geldi
notasız enstrüman beni başka bir aleme götürdü
başka bir alemde parasız mutluluğa tanıklık eden biri vardı

ak bir güvercin kondu pencerisiz evlere

üçleme çaydanlıkta fokurdayan su 
kanepeler de yırtık papucun ayak izleri
izmarit yanlızlığı kokuyor duvarlar
gülce bir sohbet başladı herşeye inat

ak bir güvercin kondu penceresiz evlere

dalgınım bugün birazda hırçın ve asi
garip bir yolcuydu dün,garip bir hayattı bu
yaşadığımız yada nefes aldığımız
tik tak sesleriydi zamanımızı çalan. 

ak bir güvercin kondu penceresiz evlere

iki çocuğun anarahmine düştüğü gün
biri birini çürüttü, sonra kendi çürüdü
şimdiyse sessizlik hükmünü sürdü
tik tak sesleri aldı yokluğunun yerini

ak bir güvercin kondu penceresiz evlere

bırakıyorum yaşadıklarımı geride 
birikmiyor bende mutluluk
ışığımı gönderiyorum penceresiz evlere
yükse kuşların kanadında ki son trende kalktı
 vandetta üçlüsü bitti

ak güvercin konmuyor artık ışıksız penceremize...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder