dolgun yanaklarında yürümek istiyor parmaklarım
hep iz bırakmak istiyor gülüşünde sevgilim
çünkü bir aşka katil olmaya geliyorum
ve sevda bir kayısının tadında dilime sokuluyor
şiirler dönüyor kalbimin yörüngesinde
ismim temize çıkar diye korkuyorum
şair olduğumu duyduklarında
oysa şairler bazı sözcüklere şarjör boşaltıyorlar
kırpmaya başlıyorlar harflerini
eğip italik bırakıyorlar kızların dudaklarını
ve çocuklar salonlarda çığlıklıyorlar şiirleri
bir kavga ki masumiyete en renkli libası giydirir
bir kader ki bağdaş kurar ; altında sedir
önünde sofra ve sofrada afrikanın çok kemikli çocukları
insanoğlu
bazen çok filistin bazen çok amerika sevgilim
bazen hissediyorsun bir başka acıyı
bazen susuyorsun bir okyanusun derinlerinde
bazen çaresizsin bazen çok hissiz
bazen bütün bu bazenleri kaldırıp atasın geliyor
bazen bir şiirde buluştumak istiyorsun
bir naziyle bir museviyi
ve çoğu zaman ayrılık düşüyor payına insanoğlunun
ben yine de umudu sürmek istiyorum gülüşlerinin tarlasında
ve filizleniyorsun bir anda
yürüyorsun kalbimde hiç durmadan
sen yürüyünce kalbimde
parmaklarım iz sürüyor dudaklarında
bir gece oluyor ki
ateşe koyuyoruz hayatlarımızı
limolu bir çay gibi huzuru demliyoruz bir yeşilçam filminde
sabrımız olgunlaştırıyor meyvelerini
tutup koparmaya kıyamıyorsun
çünkü sen bir papatya falı kadar merhametle dolusun
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder