13 Mart 2016 Pazar

SEN...

dolgun yanaklarında yürümek istiyor parmaklarım
hep iz bırakmak istiyor gülüşünde sevgilim
çünkü bir aşka katil olmaya geliyorum

ve sevda bir kayısının tadında dilime sokuluyor
şiirler dönüyor kalbimin yörüngesinde
ismim temize çıkar diye korkuyorum
şair olduğumu duyduklarında

oysa şairler bazı sözcüklere şarjör boşaltıyorlar
kırpmaya başlıyorlar harflerini
eğip italik bırakıyorlar kızların dudaklarını
ve çocuklar salonlarda çığlıklıyorlar şiirleri
bir kavga ki masumiyete en renkli libası giydirir
bir kader ki bağdaş kurar ; altında sedir
önünde sofra ve sofrada afrikanın çok kemikli çocukları

insanoğlu
bazen çok filistin bazen çok amerika sevgilim
bazen hissediyorsun bir başka acıyı
bazen susuyorsun bir okyanusun derinlerinde
bazen çaresizsin bazen çok hissiz
bazen bütün bu bazenleri kaldırıp atasın geliyor
bazen bir şiirde buluştumak istiyorsun
bir naziyle bir museviyi
ve çoğu zaman ayrılık düşüyor payına insanoğlunun

ben yine de umudu sürmek istiyorum gülüşlerinin tarlasında
ve filizleniyorsun bir anda
yürüyorsun kalbimde hiç durmadan
sen yürüyünce kalbimde
parmaklarım iz sürüyor dudaklarında
bir gece oluyor ki
ateşe koyuyoruz hayatlarımızı
limolu bir çay gibi huzuru demliyoruz bir yeşilçam filminde
sabrımız olgunlaştırıyor meyvelerini
tutup koparmaya kıyamıyorsun
çünkü sen bir papatya falı kadar merhametle dolusun

12 Mart 2016 Cumartesi

SUYA SENİ YAZAN ŞİİR

bulutlarımı siyaha boyadım sevgilim
çünkü ben güneşimi kendi ellerimle siliyorum
yani gülüşünü...
o dağınık saçlarında ki ellerimi kana buluyorum
bir aşkın ölümü gelip yakama yapışıyor
biliyorum bir aşkı öldüren bütün şiirleri öldürmüş kadar günahkar
ve sessiz haflerimin arasını doldurmuyor
inci gibi dökülen kar

susmak bazen iyi geliyor , biliyorsun
tıpkı özrün kabahatini taşıyamaması gibi
tıpkı sensiz bu hayatı yaşayamamak gibi
ve benim en iyi bildiğim şey "sende bırakmak kalbimi"

susmak öksüz bir sanattır
yıkılmak üzre olan bir çınar gibi
yıkılır insanın göğüs boşluğuna
nefes alamazsın ama yaşarsın
nedenlerini bir kıyıda bırakırsın
çünkü çünkülerini ayrık otları basmış
ve sen bir umudu daha büyütemezsin

benim en kötü bilidiğim şeydir, özür dilemek
kırıgınlığına sebepler onarmak
"nerden incelsin ordan kopsun" gibi bir adamım ben
sıkılırım kendimden ve sıkarım kendimde olanı

bende olan susunca
ben susuz kalan bir vahaya dönüşürüm
çünkü kokmuş nedenlerim var benim
insan çöp demeye kıyamaz
ama ben saçmayım
kendine silah olan bir adamım

ölüm denince aklıma kendim gelir
ben önce kendimi öldürürüm

sen beni değil
bizi yaşat sevgilim
ben bizi en fazla öldürürüm
çünkü ben seni sevmekle yaşayan biriyim
çünkü ben çünkülerimden azade biriyim
çünkü sen sususnca ben yok olan biriyim

susma ki
büyüyelim

5 Mart 2016 Cumartesi

YANKI

imgelerimle, mısralarımla ve adımlarımdan çıkan her nota ile
layıkıyım bu hayatın nüvesinde saklanmaya
anlamanı beklerdim beni yinede
yüzyıl geçse gözlerin ruhumun etrafında tavafa durur sevgilim

cebimde sana ait bir mektup bıraktım
ellerimi her uzattığımda sana
neden derdim kendi kendime
kibritin yanışını izlemek sonuna kadar

en kallavi cümlelerimle
rıhtımına yanaştım teni pürüzsüz sevgili
ve koca nedenler biriktirdim bana sunduğun hayatta
şimdi kopsa tufan
ve nuh koşsa karşı ki tepeden
anlamın içi dolmaz
okumanın intihara dönüştüğü bu zamanda

ruhuma dokunmanı isterdim yinede
dokun ki
aşk acıyla harmanlanıp doldursun kalbimi
ya rabbim bilirsin
mutlu olmak
kuzuları annesinden ayırmak kadar , gaddar
ve çamura saplanmış bir ayakkabı gibi kirlidir
çocukların kanıyla boyanmış bu dünya denen kanlı tabloda

picasso haklıydı
bu bizim eserimizdi , hepimizin
geçmişin, şimdinin ve geleceğin




HU...


insan bazen mutlu olmak istiyor
çoğu zaman da mutlu olmanın ne denli acı verdiğini
içinde varolan bütün huzuru aldığını anlıyor
tıpkı alışılmış acıların kapısını araladığında
sert bir fırtınanın kollarına düşer gibi

muhkem bir bağla bağlandığım kardeşlerim
umut düşmez bizim payımıza unutmayın
savaşırız hayatla ve vantuzları sarmıştır bizi ahtapotlar gibi
ama herşeyin üstesinden gelir gülüşlerimiz
şu bahara yelken açtığımız günlerde
ansızın sabahın o tatlı uykusunda
huzuruma eşlik eden şu mısralarım sizin için
insan sizin gibi dostlarla
nuvesine saklanır bir kardelenin
hüznü vurur güneşin sırtına
sürer onu en ulaşılmaz boşluğa
artık yosunları süpürür çağlayanlar
ve süpürür çöpçüler kalbimiz de tortulaşmış aşkı
nerde dostluk
orada
sevdanın en sağlam ayağı döner
bir mevlevi gibi

kalbimizin kanayan bir yeri var
hep kanamalı orası
ne zaman pansumana kalkışırsa birisi
bir gece hep beraber içtiğimiz
mezesiz rakı sofrası gelsin aklımıza
hep kanamalı orası
ki huzur can evimize konsun
konsun gülüşleri, çığlıkları ve sarkmış kazakları
bir yaz günü giydiği asker botları
kalbimizde olsun
çünkü biz o varlığın
varlığıyla varolduk
unutmayın