1 Ağustos 2015 Cumartesi

LEB DEMEDEN ŞİİR

yüzümün ekşiyen ve solan çizgilerine dokun
dokun ki sızlamaktan yorulan bu kalp
göçebe yağmurlarda boğulmasın
ve bilenmesin sevda içimin sığlığında

sevgilim bana adını sor
kaç yanımla döndüysem kavgadan
ve kavga orada durduysa
yani belin incelmiş kemiğinde
kısalsın o vakit bende aşk

karalansın ve kussun kanlı sözcüklerimi
çünkü sözcüklerim dışarda anlam devşirir
ve belki çürürdü içimde
bir çocuğa dokunmadan
büyütemeden çiçeklerini

hey heyulasına gark olan toprak
çakılsız olsan olmaz mıydı
peki ya denize sürülen bulutlar
neden objektifime yansırdı

kaybolup giden yanlarımı topladım
ya rabbim bilirsin sen
bilinmez herşeyi
ve herşey kavrulur
aslında leblebi gibi
leblebiciler güneşsiz
ben onların alnında ki terle temizlerim
dünyanın kesiksiz doğrularını

artıp duruyorum kendimden çıkınca
oysa benden içeri bir sen varsın
kalbimin nehirlerinde yüzüp
ruhuma sessiz ve mütebessüm yanaşan
seni sevmekse aşk
sende ölmekse aşk
senle kalmaksa aşk
ben hiç gitmedim aşkın olduğu yerden
bana soru sor ey aşk
dualarıma nota karışıyor birden

kalbim ve aklım ve ruhum
seni anmadıkça yorgun

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder