26 Mart 2015 Perşembe
PERDEYİ ARALAMAK
başını yasladığında göğsüme
bir kuş kanatlanırdı içimde
özgürlüğe adım atardı bir bebek
ve bir bebek tertemizdir her şeyden önce
sevgilim
kollarımda sensizliğin ağırlığı
saçlarında deli taylar gibi koşan parmaklarım
şimdi öylesine aksak
öylesine yalnız ki
demir parmaklıklara tutunan bir çocuğun umudu,
bir annenin duasına nasıl karışıyorsa
işte öyle bulanıyor hayalinin rüzgarına
gün doğmak üzere çıplak bedenime
fakat ruhum özleminin karanlığında
anılarla nefes alıyor bunu bil
ve etimde yıllarıma tanık olan bir ben var
bir de sende var ki
bunu bize en güzel yoran
gülüşünün renkleriyle bezenmiş
iki gamzeydi
susuzluğumu seraplara boyayan
seni sevmek ne denli güçlü bir eylemse
annemin yüzüne hayatı çizen çizgiler
objektifime yansıtıyordu aşkı
ve bana kazak ördü çocukluğum
menevişli bir bahar sabahında
top topladım yıllarca annemin dizinde
yıkandım gözyaşlarında inanılmaz tuzluydu
acının her zerresi nasıl zehirliyse
ben de o kadar nasiplendim akbabalardan
ve şimdi kocadım
kışa doğru devrilirken kalbim
acaba
nerede soluyabilir bütün sevdiklerim
belki, büyük vedaların ortasında
çaresizliğimle dağlanırken
ekmek kokar tandırda
buğday tarlada, dans ederken rüzgarla
köylüler halayın başına yazma bağlar
ben yılkılara dalarım güzel bir düşte yaşar gibi
kerem amcanın rahmete yürümesinin onuncu yılında
bir sözü tüner aklıma
vızıldayıp durur kaslarmın arasında
"bence bu kavgada herkes haklı, herkes kadar"
zaman kazlara takılıp buz pistinde yürürken karsta
aşk ığdırda bir kaysıyla sevişirdi
babam güneşe dayardı sırtını
ben ve beş melek gıybete tutuşurduk balkonda
çaylar hep camiden gelirdi evimize
oysa ne kadar da uzakmış kalbimize
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder