23 Mart 2015 Pazartesi

ANILARDA YAŞAMAK

Masanın üzerinde ki bardağı aldığı gibi mutfağa koştu. Çayını doldurup salona dönmesi arasında geçen süreyi o anda hesaplamaya başladı ; tam olarak on saniyeye tekabül ediyordu. Fakat bu maçın her saniyesi çok önemliydi onun için, ucunda aşk olan her şey gibi. Ama diğer yandan da çay içemeden duramıyordu. Bir uzvu yokmuş gibi; bir dişini kaybetmiş kadar boşluk da hissediyordu.

Bardağını masanın üzerine koydu. Heyecanlıydı. Bu maçı mutlaka kazanması gerekiyordu takımın. Yoksa bütün planları mahvolacaktı.bu maçı kazanırsa takım, iddiaya girdiği arkadaşı tarafından otobüs bileti alınacak – yol masraflarıyla beraber- ve o sevdiğini görebilecekti. Evet işte bütün o telaşın sebebi buydu.

Maça sürekli bir beraberlik skoru hakimdi...

Yenişemiyen takımlar çocuklar gibi paylaşmayı seviyordu sanırım..

Ve evet işte son dakikada atılan gol her şeyi değiştirdi…

Acaba kazanmış mıydı ?

Bileti arka cebine koydu. Evden çıktı. Elinde küçük bir sırt çantası. Otogar çok uzak değildi. Şehrin merkezindeydi. Oturduğu eve yaklaşık 15 dakika yürüme mesafesi vardı. Saate baktı , yetişirim dedi. Ayfer teyzeyi gördü, tebessümle selamını verip , hafif bir tempoyla otogarın yolunu tuttu.

Otogara varıp arkadaşını gördü. Tokalaştılar. Gülümsediler. Eh ne yapalım kısmet değilmiş. Biletini verdi. Otobüsüne bindirdi. Hareket halindeyken el salladı…

Otobüs hızla uzaklaşırken…

Gülüşünün ardına saklanmış iki gamze gittikçe ona yaklaşıyordu.


“işte böyle” dedi ve derin bir nefes alarak “bazen gerçeği yenemezsin ancak anılarda yaşarsın”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder