7 Ocak 2015 Çarşamba

ÇAY VE ZEN ( OKAKURA KAKUZO )

Çay severlerin dikkatine !

Bu kitabı okuduğunuzda, çayı neden bu kadar çok sevdiğinizi daha iyi anlayacaksınız.


Neden mi ?

Çünkü rikyu der ki;
“gerçi çayı birçok kişi içiyor
Ama siz çayizmi bilmezsiniz
Çay sizi içer “

Çayizm, rikyu, raiku, çayın tarihçesi, çay üzerine efsaneler, buda ve Budizm, çay seramonileri, çay ustaları, çayın demlenişi vb gibi konular işlenmiştir.Ruhunu, kalbini ve hayatını çayla hemhal eden biri için “on numara beş yıldız” bir kitaptır.

Ayrıca kitapta ilginizi çeken daha başka konular var, mesela ;

Batılıların beş çayı, çay mı tea mi , sanat, insanlık, evrensel konular, felsefe ve tarih…belki de salt normların kapsamında göremediğimiz bir öğretiyle karşılaşabilirsiniz örneğin :
Batının göremediği doğuda ki manevi duygularla ; doğunun batıyı materyalist taklitçiliğini , kendi deyimiyle “ ben nazik bir çayist değilim” tavrıyla ve sert bir dille eleştirmiştir,okakuza kakuzo( 1863-1913; Japonya,  Yokohama )

kitap iki ayrı bölümden meydana gelir .
1.      Çayın hikayesi : çay kültürü, çayizm , çay ve zen, çay seramonileri
2.       Çay kitabı : insanlığın fincanı, çay ekolleri, Taoculuk ve zen, çay odası, çiçekler ve çay ustaları

Kitaptan kısa kısa aldığım notları buraya yazıyorum . belki bir fikir verir yada daha da meraklandırır ki gerçekten meraklanması gereken ve okunmasının şart olduğunu düşündüğüm bir kitaptır 

Okuduğum kitabın 102. Sayfasında “ dünyanın kendisi böylesine gülünçken , insan nasıl olup da dünyayı ciddiye alabilir…” diye başlayan uzun bir tiradla karşılaşacaksınız ki ; hafif tebessümünüzle “ evet, işte dünyanın gerçekleri “ diyeceksiniz içinizden..

“Ellerini temizliyorsun ve kaplarda ki kiri ve tozu alıyorsun
Ama eğer kalp saf değilse bütün bu titizliğin ne anlamı var”

.....Rikyu rüyasında lao zi’ye ve sakyamuni buddha’ya çay seramonisinde bulunmaması gereken en önemli özelliklerin ne olduğunu sorar
-Lao zi ; para ve dünyanın tozu
-Buda ; ego, ihtiras ve nefret olduğunu söyler

Çayda ne şarabın küstahlığı, ne kahvenin kendini bilirliği ve ne de kakaonun saf saf gülümseyen masumiyeti vardır.

Sanatta kibirlilik, ister sanatçıdan ister halktan kaynaklansın , karşılıklı duygu alış verişinde oldukça yıkıcıdır.


Eğer bizim duygularımız evrenselse sanatta evrensel bir dil haline gelebilir.

Artık sanatçının adı eserinin kalitesinden daha önemli.

Bizi seven ve bize sessizce hizmet edene karşı her zaman zalimizdir

Eğer görebilirsek mükemmellik her yerdedir


13.yy yaşayan zen ustası Dogen zenji chado nun amacını belirten şu mısralarla bitirmek istiyorum

“Aklı boşaltmanın yolu kendini unutmaktır
Kendini unutmanın yolu dünyayı uyandırmaktır
Dünyayı uyandırmanın yolu aydınlanmış olmaktır”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder