5 Kasım 2013 Salı

'KOMPLO TEORİSİ'

muhtemelen, muhtemeldir; muhtemel sözcüğü: 
olasılıklarla dolu hayatımızı örgüleyen bir iplik 
veya tığ kadar ince bir zaman çizgisine ayarlı
geçmişi ve şimdiyi anlatan,
herkesin doğru payına pay katan, muhtemel sözcüğü

-muhtemelen şöyleydi geçmiş-


binlerce yıllık saltanatlı geçmişimizin yasakları
doğumhane kapılarında cumhuriyetin talihsiz çocuklarına,
kahramanlarına,başvekillerine,solcularına,sağcılarına bırakıldı
herkes hakkı tutup kaldırmaya çalıştıkça 
terazi çoktan paslı bir kilide döndü
ve anahtar kırıldı deve eğriliğinde
mahkum kaldık geçmiş ve gelecek,
alafranga ve alaturka arasında
sağ ve sol ortasında
yolumuzu kaybettik ormanın derin kuytularında
bir yanımız da kurtlar uludu
bir yanımız da çekiç-orak sesleri duyuldu
herşey belli belirsiz, herşey dirliksiz ve düzensiz
herşey bir rüya kadar uzun
herşey bir rüya kadar kısa
yani hayal ve gerçek arasında 
kuruntulu ve anlamsız bir oyun düzeneği;
bilgelik esrarına kapılmış cahil,bencil ve taraflı
herşey sıradan sözcüklerin,
propagandası kadar inatçı,tutumlu ve düşüncesiz
'birileri düşünmüş benim yerime
benim düşünmeme gerek yok' kadar saçma ve felsefesiz 

tarih, tarihi yok edenlerin zalim bir oyuncağı
tarih, herşeyi ben bilirim diyenlerin sığınağı
herkes tarihini dinler; kendi tarih solistinden
yanılgı,pay bırakma,hislerin sağlamlığı ve uyruk
her gelen kendi çıkarları çizgisinde buyurdu, binlerce buyruk
köz altında bırakılan çıra parçacıklarıyla tutuştuk
bunu yapan ingiliz mi,yahudi mi
bunu bilemem
bildiğim kendi kendimizi yakıp yıktık

biz ayrıldık
kavramların,dillerin,lehçelerin sancağı altında
binlerce kavşak ortasında dikili bir bayrak ve tek ruh
kanların,ayrılıkların,açlığın ve sağlamlığın
öz suyuyla beslenen atlı süvarilerin
yelpaze duruşlarıyla kazanılan nice zaferlerin eseri:
bir bayrak ve tek ruh,anadolu

hayırsız bir bütünlük içinde bir çok kavram bizi yöneltti
bir çok kavram,sözcük,ırk ve temsiliyet hükümdarlığı
yamalı düşüncelerin kalabalığında kaybettik kendimizi
başka yüzlere bürünmek hevesi ve telaşı içinde
fır döndük,yalın ayak koştuk,yalnızdık
yalnız bir ocak,ıslanmış bir alev,küller darmadağınık
unuttuk
yenildik
yeniliyoruz
bir şiirde bile parçalanıyoruz

paytak yürüyüşler bizi tanımlar
yalpa düşüncelerde,
tokluğun açlığa hükmüde,
ego gibi yabancı kelimelerde,
bencil duruşlarımızda,
mutsuzluk,ihanet,acı,özlem,tutku ve fecir zamanı uykularda

biz çoktan ölmüşüz ,ölümü düşünmeyen korkaklar gibi
hangi zaferin kurşunlarından boşalan kovanlar
suçlu çıkarır bizleri,kazandıklarımızın ardında
her kayboluş batağında,her yalan aşkın alışkanlığında
bir iz bırakmışsak geride onlarda yalan
şu yaşadığımızı sandığımız hayat kadar,
dinlemeye çalıştığımız tarih,
dinlemekten bıkamadığımız şarkılar kadar yalan

çıplak kaldık geçmişi yırtarak
yeni doğan bir bebek kadar güçsüz 
batı kadar ahlaksız
doğu kadar yalnız kaldık
ve çoktan öldü insanlık
kavramlar mezbelesi: azmettirici güçler birliği(AGB)


maddeler karşılığında ruhların satıldığı bir zamandayız
birileri ölmeli yaşamak için
birilerini öldürmeliyiz nefes almak için
birileri ölmek için yaşamalı
ve birileri kazanacağı için, her ölüm bizi mutlu etmeli
gizli hükümdarlar, yasak arşivlerin içinde
yoksulluk, açık yüzlerin peçesi
utanmak, nefes almak kadar gerçek 
unutulmak, bir dostun ölümü kadar acı
yaşlanmak, görmezden gelmek kadar kötü
bu bir isyan meşalesi değil,komlplo teorisi

-muhtemelen böyledir şimdi - 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder