12 Eylül 2015 Cumartesi

ÇÖL


buralar sensiz bir çöl sevgilim
kuruyup gitmek var buralarda
yok olmak var aşkın eksikliğinden
o aşk ki gülüşüne tutunup taşır gövdemi
ve sabahları kahvaltıyı dudaklarınla başlatır

sigarayı azaltmalıyım sevgilim
yoksa bu apansız dakikalar
zamansız bir aleme göçertir beni
ve akşam olur yine
ve buzlu bir sabah olur bedenim
dokunmadan gözlerinin ışıldayan yanına

akşam olur gün
yorgun ve çaresiz bir işçi olur
dudakların olur sonra
bu akşam herşey olabilir sevgilim
yalnız içinde ki meleğe erişemez
ben ise bu anlara tanık olarak
beklerim mutluluğun mahkemesinde
ah ama gelmez ki
sen gelmeyince

buralar sensiz bir akşam olur
ve akşamlar şerkeş bir adam gibi
dolanıp durur beynimin içinde
kaslarımın arasında vızıldayıp geri çekilir
çelimsiz ruhumda kansız yaralara
bakıp bakıp şükreder ölüme
ve hayatı bir parşömen olarak
ayaklarımıza dolayan geceye
çünkü gece katilidir akşamın

sevgilim sensiz bu baharların
tadı olsa da
vehmindendir bu bilesin
gülüşlere boğduğun günden beri
bir aylak çocuk oldum
ve kalbim sana doğru devrilir

tut ki
düşüp kırılmasın
elbisesi yırtık çocuğun gururu gibi !

"insan bazen üzülüyor "
işte bu söze kahroluyor
nasıl kahrolmaksa
hep gülmek düşüyor incilerine

çok nedenim yok sevgilim
ve bu yüzden sevmek eylemi yapıyorum
sarayının önünde
çok nedensiz bir devrim geçiyor
sen ile ben arasında
sanırım görmek için
inmelisin kalbime
dikkat et "ölüme sarhoş bir ruh" var bende
her an ölebilir bu inme de

buralar sensiz bir çöl
gölge desem
akşam olmuş
serap desem
boyuna gülüşün
ve kırlarda koşan bir çitasın
hızından mümkün değil görmek
o kadar ki ruhumdasın

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder