12 Eylül 2015 Cumartesi

ÇELİŞKİ


hayat boyuna yanılıyor
züleyha
kar boran fırtına ve kaçınılmaz son
işte burda nefsim havaya sıçrar
ve "ben" der
oysa nefsimden de içeri bir ben var
hadi kuşlara ses ver
konsunlar şurda ki ağaca
dallarından birer mızrak çıkar inansınlar
savaşı kurtulmak diye tanıyan insanlar !

fakat kuşlara şunu belirt
o kondukları ağaç
sürekli gölge büyütür
ve süratsız öldürür onları
güneşe haykırır sonra
neden ölüme bıraktın çocuklarımı

kavgasız olmuyor be züleyha
kavgasız olunca kargalar gülebilir bize
biz insanız züleyha
insan diyorum
insan işte canım
hani şu kendi bacağına kurşun sıkıp
sonra ölmeye sararırken
kuşların mutlu ötüşlerini duyan mahluk varya
ha işte o
insanoğlu
hem vareden
hem de yokeden çelişki
insana
en bol duran elbise gibi
rahat, aymaz
ve uslamaz

burandan atlıyorum bir başka dala
kuşlar oradan da göçüyor
benden uzak bir diyara
züleyha
top sesleri geliyor ne güzel
mayınlar patlatıyor çocuklar
havai fişeklerlerle süslüyorlar
kendi zaferlerini
bölüyorlar skoru
beş gol sana
beş gol bana diye
yahu insan beraberliği kutlar mı diyor kibrim
ve uyandırıyor beni serseri

insan en az rüya kadar
hızlı ölüyor züleyha
bir nefese atlayıp
dolaşmaksa yaşamak
nedir yani
bu zulüm bu irin bu nefret
bekleselerdi inmişlerdi çoktan
çünkü nefes
çabuk yorulan bir at

bir sahne daha geçti
izlemekte olduğum filmden
yoktuk
ne sen ne de ben
öyle çok kan içtik ki toktuk belki
ama ısrar ettiler
fondiblediler zorla
patladı göz
parçalandı merhamet
ve her bir parça
başka bir merhamete emanet !

ÇÖL


buralar sensiz bir çöl sevgilim
kuruyup gitmek var buralarda
yok olmak var aşkın eksikliğinden
o aşk ki gülüşüne tutunup taşır gövdemi
ve sabahları kahvaltıyı dudaklarınla başlatır

sigarayı azaltmalıyım sevgilim
yoksa bu apansız dakikalar
zamansız bir aleme göçertir beni
ve akşam olur yine
ve buzlu bir sabah olur bedenim
dokunmadan gözlerinin ışıldayan yanına

akşam olur gün
yorgun ve çaresiz bir işçi olur
dudakların olur sonra
bu akşam herşey olabilir sevgilim
yalnız içinde ki meleğe erişemez
ben ise bu anlara tanık olarak
beklerim mutluluğun mahkemesinde
ah ama gelmez ki
sen gelmeyince

buralar sensiz bir akşam olur
ve akşamlar şerkeş bir adam gibi
dolanıp durur beynimin içinde
kaslarımın arasında vızıldayıp geri çekilir
çelimsiz ruhumda kansız yaralara
bakıp bakıp şükreder ölüme
ve hayatı bir parşömen olarak
ayaklarımıza dolayan geceye
çünkü gece katilidir akşamın

sevgilim sensiz bu baharların
tadı olsa da
vehmindendir bu bilesin
gülüşlere boğduğun günden beri
bir aylak çocuk oldum
ve kalbim sana doğru devrilir

tut ki
düşüp kırılmasın
elbisesi yırtık çocuğun gururu gibi !

"insan bazen üzülüyor "
işte bu söze kahroluyor
nasıl kahrolmaksa
hep gülmek düşüyor incilerine

çok nedenim yok sevgilim
ve bu yüzden sevmek eylemi yapıyorum
sarayının önünde
çok nedensiz bir devrim geçiyor
sen ile ben arasında
sanırım görmek için
inmelisin kalbime
dikkat et "ölüme sarhoş bir ruh" var bende
her an ölebilir bu inme de

buralar sensiz bir çöl
gölge desem
akşam olmuş
serap desem
boyuna gülüşün
ve kırlarda koşan bir çitasın
hızından mümkün değil görmek
o kadar ki ruhumdasın