21 Eylül 2014 Pazar

REAKSİYON

ruhum telaşlı sarmaşıklar gibi sarılır
gördüğü her kırmızı başlıklı kıza
kırmızının rengi tard eder beni sonra
ve yüreğimin avlusuna bin merhamet indiren
söküp alır cismimi kalabalıklardan

her sesin doldurduğu günah kovanı
alkolle yıkanır
bu, itfaiye şeflerine iletilir
"yangın var!  diye naralar atılır
bol tazyikli suyla söndülen yangın
kor bir küle döner
döndükçe büyür
büyüdükçe katılaşır
katılaştıkça acır
acı bitmek bilmez bir kalabalıktır
insandan insana uzanır

KİMSESİZLİK

bugün hiçbir şey yapasım yok
bugün'ün dünden tek bir farkı yok
bugün püsküllü bir bela gibi uzayan ömrüm beni bırakmadı yine
bugün ölmek istemiyorum aslında
aslında ölmekte istiyor canım
sonra kalkıp yeniden koşmak
yaşamaya bağlanmak
ve herşeyi tekdüze yaşamanın içinde ölmek
çok saçma
bu çok saçma
evet. bu çok saçma
hayatın her hareketi kadar saçma
ve bir tabancanın saçması kadar saçma
ölmenin ucuzladığı bir yeryüzü
bir ölü evinde gülmek kadar ayıp
ve aslında hiç kimsenin umrunda olmayan bir tiyatro sahnesi kadar çatlak

kim tartabilir içini ?..söyler misin aliye
ismin kadar uniseksüel bir tempo tutturmuş yaşıyoruz
bir öyle, bir böyle
yalnız olduğumuz kadar kalabalık etrafımız
ve kalabalık olduğumuz kadar yalnızız aslında
bir rüya şehri kontantiniye gibi
bir fatih şehri istanbul gibi
ahhh aliye.... söyler misin
farkeder mi kavramın ne çağrıştırdığı
faketmiyor işte
her güzelliğin öldüğü gibi
konstantiyede öldü
istanbulda ölecek
herşey kaybolup gidene kadar
herkes herşeyi öldürüp kendiyle beraber
yok olmadan göçeceğiz
bu ıtraklı, bu içi boş dünyadan
sonrası mı ?
sonrası ...
boş kovanlar gibi çırıl çıplak

kimsemiz yok aliye
"kral çıplak" dediğimiz çocukluk bile