gece ve müziğin esareti altında
başlamış tüm aşkların çoktan öldüğü
ve açık hayatların yaşandığı
bir zamanın en karanlık yerinde
koparmak isterdim seni
güzün sonunda kalan tek yaprak gibi
belki çaresi bulunamayan bir hastalığın pençesi
avuçlarıma kazardı ismini
ihtimallerin çok uzağında kalmasaydı
sen ve benden oluşan bütün bizler
bütün olarak kalabilmenin imkansızlığı
ilel-ebed sürmeseydi
herşey belkilerle başlayıp, keşkelerle bitmeseydi
"olur ya birgünler" ve "tesadüfler"
hayatımızın vazgeçilmez parçalarıdır sevgilim
yalnızlık da öyle
senden geriye kalan bir anı olarak aldım koynuma
ve her gece uyuyamıyorum onunla
her geçen gün katlanan yanlızlığımla
sana şiirler yazmanın doyumsuz hazzı
gece ve müziğin ortasında
gülüşünü çarpıyor yüzüme
yüzümde sana ait çizgiler
hayallerimde bir tek sen
ve imkansız bir aşkın serüveni
öylece çıkıp gelseydim yanına
sana seni anlatsaydım
"bu, aşkın tanımı" derdin
gururdan ördüğüm duvarlarım
kara mizah gibi serpilmeseydi aramıza
sadece gülümleserdik
yalanlarla örtülen bütün ihanetlerin içinde
şimdiyse yapayalnız kaldık
izbe bir kuyunun en derin karanlığında
sana bir kitabın adını vermek isterdim
okudukça kendimi unuttuğum
kaybolmuş güllerin yerine bir papatya
bir papatyanın yapraklarında
bizden bozma serin bir bahar
ve yağmuru sevmiyorsa sevgilin
baharlar aşkları bozar sevgilim
gece ve müziğin sonuna doğru yaklaştığımızda
ben seni seviyorum diyemedim yine
şarkılar ırmak misali akarken
sen bir şelaleden düşer gibi düştün yüreğimin en asi yanına
sol yanıma sıcak bir devrim uyguladın
devrimler hiçbir zaman tamamlanamadı
bütün bütünlerimiz dağıldı
ve biz, intihar etti